Minimal invaziv aort kapak cerrahisi hakkında merak edilenler

Minimal invaziv aort kapak cerrahisi hakkında merak edilenler

Kalp kapakları ile ilgili sorunlar her yaşta ortaya çıkabildiği gibi doğumsal gelişim bozuklukları arasında da yer alabilir. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Civelek, minimal invaziv aort kapak cerrahisi hakkında nasıl yapıldığından kimler için uygun olduğuna kadar pek çok noktaya değindi. Kalbi oluşturan odacıkları koruyan kapaklarda bir sorun olması, kişinin yaşam kalitesini düşürmesinin yanı sıra hayati risk oluşturacak boyutlara varan problemler de ortaya çıkarabilir.

Minimal invaziv aort kapak cerrahisi hakkında merak edilenler

MİNİMAL İNVAZİV AORT KAPAK CERRAHİSİ NASIL YAPILIR?

Minimal invaziv aort kapak cerrahisinde iki farklı teknik uygulanır. İlk teknikte göğüs kafesi üzerinden sadece aort kapakçığına ulaşmayı mümkün kılacak 7 santimlik bir kesi yapılır.

Diğer teknikte ise göğüsün sağ üst tarafından yaklaşık olarak 5 santimlik bir kesi ile aort kapağına ulaşılır. İki teknik arasındaki en temel fark kesilerin yapıldığı yerlerdir. İki teknikte Minimal invaziv cerrahinin avantajlarından faydalanmayı mümkün kılar.

AVANTAJLARI NELERDİR?

Minimal invaziv cerrahinin sunduğu avantajlar hem iyileşme sürecinin daha konforlu hem de daha sağlıklı olması açısından önemlidir. Uygulamada doku zedelenmesi ve bu zedelenmeye bağlı olarak oluşan kanama miktarı azalmaktadır. Operasyondan sonra kişi 5 gün kadar hastanede gözetim altında tutulur.

Bu süre diğer tekniklerle kıyaslandığı zaman oldukça kısadır ve aynı zamanda ameliyatın ardından yoğun bakımda kalma süresi de daha kısadır. Klasik yöntem ile yapılan operasyonların genel olarak iyileşme sürecinin ortalama 3 ay olduğu düşünüldüğünde bu teknik ile ortalama bir ayda iyileşme sağlanması önemli bir avantaj sunar.

Görünüm açısından da oldukça avantajlı olan bu teknikte operasyonun izleri kıyafetlerin altında kalacak şekildedir. Ayrıca 20-25 santimetrelik kesiler ile kıyaslandığında bu teknikte yapılan 5-7 santimetrelik kesiler oldukça ufak kalır ve görünüm açısından ciddi sıkıntılar oluşturmazlar.

KİMLER İÇİN UYGUN?

Bu teknik aslında pek çok hasta için uygun. Her yaş aralığındaki hastalarda başarılı sonuçlar veren bu operasyonlar, özellikle yaşlı hastalar için etkileyici çözümler sunarlar. Yaşlılıkta hem kemiklerin kaynaması hem de yaraların iyileşmesi normalden daha uzun sürdüğü için bu teknik, iyileşme süreci açısından yaşlı hastalara önemli avantajlar sağlar.