Tiroid Hastalıklarının Cerrahi Teravisinde Yeni Dönem: Ağız İçinden Endoskopik (İzsiz) Tiroidektomi

Tiroid Hastalıklarının Cerrahi Teravisinde Yeni Dönem: Ağız İçinden Endoskopik (İzsiz) Tiroidektomi

Son yıllarda giderek artan sıklıkta tüm cerrahi branşlarda daha küçük kesilerden, normal hayata dönüşü hızlandıran, hastaların ameliyat sonrasında daha az ağrı duymasına neden olan, kozmetik sonucu daha kabul edilebilir, sonuç olarak hastaların daha konforlu ameliyat olmasını sağlayan yöntemlere doğru bir gidiş gözlemlenmektedir. Bu tür girişimlerde en önemli amaç, açık cerrahide uygulanan prensiplerden ödün vermeden bu girişimleri uygulamak, yani hastalıkla ilgili eksik bir girişim yapmadan hastaya doğru tedaviyi bu yöntemlerle uygulamaktır.

Endoskopik tiroidektomi ameliyatı da böyle bir yöntem. Bu yöntemde de hastaya uygulanacak cerrahi girişimi cerrahi prensipleri koruyarak ağız içinden izsiz bir şekilde yapılabilmektedir.

Endoskopik Tiroidektomi yönteminin avantajları

Yöntemin en önemli avantajlarından biri kozmetik sonuç. Hastanın boynunda herhangi bir iz kalmadan ameliyat edilebilmekte, sadece ağız içinde alt dudağın iç kısmından kesi yapılmaktadır. Bu kesiler 3 adettir. 2 tanesi 5 mm. ve 1 tanesi ise yaklaşık 1,5-2 cm. civarındadır. Bu kesilerde dudak içi mukozadan olduğu için iz tamamen kaybolabilmektedir. İkinci bir avantaj ise deneyimlerimiz ve gözlemlerimizden çıkardığımız kadarıyla, ayrıca yapılan yayınlarda da belirtildiği üzere bu hastalarda ağrı açık cerrahiye oranla daha az olmaktadır.

Endoskopik Tiroidektomi yöntemi her hastaya uygulanabilir mi?

Ağız içinden izsiz tiroidektomi ameliyatının sınırlamaları da vardır. Yani her hastaya uygulanmamaktadır. Tiroid bezinin uzunluğu ve nodüllerin çapı önemli. Biyopsi sonucu selim yani iyi huylu gelen nodüllerde marj daha geniş, daha büyük nodüllere mesela 5-6 cm’ye kadar nodüllere yapabilmektedir. Ancak biyopsi sonucu kanser gelen hastalarda bu sınır 2 cm ile sınırlıdır. Ayrıca tiroid bezi uzunluğunun 10 cm’yi aşmaması gerekmekte, boyun yan bölgelerinde lenf bezi metastazları olan tiroid kanseri hastalarında bu yöntem kullanılamamaktadır. Tabii ki bu sınırlar ilerleyen dönemlerde artan deneyimle birlikte değişebilir.

Endoskopik Tiroidektomi yönteminde, açık cerrahiden farklı riskler var mıdır?

Açık cerrahideki komplikasyonlardan bir tanesi ve en istenmeyeni ses kısıklığıdır. Ancak deneyim ne kadar fazla olursa olsun bununla yetinmemek gerekmekte ve ameliyat sırasında kullanılan sinir monitörizasyonu cihazı ile ses tellerine giden sinirlerin çalıştığı, ameliyat boyunca bir monitörden izlenebilmektedir.

Bu sistem kullanıldığında ses kısıklığı riski çok daha azalmaktadır. Ağız içinden endoskopik yapılan tiroid ameliyatlarında da bu sistem kullanabilmektedir. Yani açık cerrahide kullanılan hiçbir yöntemden ödün vermeden ses kısıklığı riski kontrol altında tutulabilmektedir.

Tiroid cerrahisinde ikinci bir risk de geçici ya da kalıcı kalsiyum düşüklüğü riskidir. Bu riskte de ameliyatı yapan cerrah deneyimli ise zaten düşüktür. Genelde 2 hafta içinde düzelen geçici kalsiyum düşüklüğü gözlenmektedir. Ağız içinden endoskopik olarak yapılan girişimlerde de bu risk açık cerrahiden farklı değildir.

Ağız içinden endoskopik tiroidektomi tekniğinde açık cerrahi girişimden farklı olarak sadece ameliyat sonrası alt dudağın alt kısımlarında ve çenede hissizlik olabilmekte. Bu durum hastaların yüzde 80 civarında ilk 1 ay içerisinde düzelmektedir.

BU YÖNTEMLE BAŞKA GİRİŞİMLER DE YAPILABİLİYORMU?

Endoskopik tiroidektomi yöntemi ile tiroid bezi arkasında yer alan paratiroid bezlerinin hastalıkları da rahatlıkla tedavi edilebilmektedir. Hatta bu bezlerin 1 tanesinin hasta olduğu paratiroid adenomu hastalarında ameliyat süresi tiroid ameliyatına oranla daha kısa olabilmekte ve hasta bez rahatlıkla çıkarılabilmektedir.